Prof.Dr.Arzu Taşkıran Çömez
Sarı Nokta Hastalığı Nedir?
55 yaş üzeri bireylerde görülen ve görme merkezini etkileyen ilerleyici bir hastalıktır. Gözün arkasında, keskin görmeden sorumlu olan makula bölgesindeki hücrelerin yaşlanması ve bozulmasıyla ortaya çıkar. Bu durum, kişinin okuma, araba kullanma ve yüzleri tanıma gibi detaylı görme gerektiren işlevlerini doğrudan etkiler.
Belirtileri
Nelerdir?
Sarı Nokta Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Çizgilerde Kırılma
Hastalığın en belirgin erken uyarısıdır. Banyo fayansları, kapı kenarları veya elektrik direkleri gibi düz çizgiler, hastaya dalgalı, eğri veya kırıkmış gibi görünür. Bu durum makula altındaki ödemin işareti olabilir.
Merkezde Karanlık Leke
Baktığınız noktanın tam ortasında bulanık, gri veya siyah bir leke belirir. Örneğin bir kişinin yüzüne bakarken kulaklarını görebilir ancak burun ve gözlerini seçmekte zorlanabilirsiniz (Merkezi görme kaybı)
Renklerde Soluklaşma
Renklerin parlaklığı ve canlılığı azalır. Kişi okuma yaparken veya ince bir işle uğraşırken eskisinden çok daha fazla ışığa ihtiyaç duyar. Kontrast duyarlılığı kaybolur.
Sık Sorulan Sorular
Sarı nokta hastalığı ve tedavi süreci hakkında merak edilenler.
Genellikle tamamen karanlık bir körlüğe neden olmaz. Hastalık merkezi görmeyi bozar ancak yanlardan (çevresel) görme korunur. Kişi kendi işini görebilir ancak okuma ve tanıma yetisini kaybedebilir.
Hastalarımız bu işlemden çekinse de, işlem öncesi uyguladığımız uyuşturucu damlalar sayesinde enjeksiyon sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sadece birkaç saniye sürer ve günlük hayata hemen dönülebilir.
Tedavinin öncelikli amacı mevcut görmeyi korumak ve kötüleşmeyi durdurmaktır. Erken müdahale edilen bazı hastalarda görme artışı sağlanabilir, ancak oluşmuş kalıcı hasarları tamamen geri döndürmek zordur.
Evet, genetik yatkınlık önemli bir faktördür. Ailesinde sarı nokta hastalığı olanlar, sigara içenler ve hipertansiyon hastaları daha yüksek risk grubundadır ve kontrollerini aksatmamalıdır.
Kuru tipte beslenme çok önemlidir. Ispanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler (Lutein/Zeaksantin içerir), balık (Omega-3) ve Akdeniz tipi beslenme hastalığın ilerleyişini yavaşlatmaya yardımcı olur.