Prof.Dr.Arzu Taşkıran Çömez

Diyabetik Retinopati Nedir?

Diyabetik Retinopati, şeker hastalığının (diyabet) uzun süreli etkisiyle gözün arkasındaki ışığa duyarlı retina tabakasında meydana gelen hasardır. Yüksek kan şekeri, zamanla retina damarlarının yapısını bozarak kanamalara, sızıntılara ve ödeme yol açar. Bu durum, sinsi ilerleyen ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilen ciddi bir sağlık sorunudur.

Belirtileri

Nelerdir?

Diyabetik retinopati sinsi bir hastalıktır ve erken evrelerde belirti vermeyebilir. Ancak hastalık ilerledikçe aşağıdaki görme sorunları ortaya çıkmaya başlar.

Bulanık ve Dalgalı Görüş

Yüksek kan şekerine bağlı olarak görme keskinliğinde sık sık değişimler yaşanır. Hastalar genellikle nesneleri bulanık gördüklerinden veya düz çizgilerin dalgalı hale geldiğinden şikayet ederler. Bu durum, retinadaki ödemin (Makula Ödemi) bir işareti olabilir.

Uçuşan Cisimler ve Lekeler

Görme alanında aniden beliren siyah noktalar, "uçuşan sinekler", lekeler veya örümcek ağı benzeri karartılar, göz içi kanamaların (Vitreus Kanaması) habercisi olabilir. Bu belirti fark edildiğinde zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Gece Görüşü ve Renk Kaybı

Retina hasarı ilerledikçe gece görüşünde belirgin bir azalma yaşanır ve karanlık ortamlara adaptasyon zorlaşır. Ayrıca renklerin eskisi kadar canlı algılanamaması ve görme alanının merkezinde karanlık, boş bölgeler oluşması ileri evre belirtilerindendir.

Sık Sorulan Sorular

Diyabetik retinopati ve tedavi süreci hakkında merak edilenler.

Diyabet tanısı aldım, ne sıklıkla göz muayenesi olmalıyım?

Diyabet tanısı konulan her hasta, herhangi bir şikayeti olmasa bile yılda en az 1 kez damlalı göz dibi (retina) muayenesi olmalıdır. Retinopati başlangıcı varsa bu süre doktorunuz tarafından 3-4 aya indirilebilir.

Tedavi ile görme kaybı tamamen geri gelir mi?

Tedavinin birincil amacı mevcut görme yetisini korumak ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır. Erken evrede yapılan enjeksiyon ve lazer tedavileriyle görme kalitesi artırılabilir, ancak ileri evre hasarların geri dönüşü daha zordur.

Göz içine iğne veya lazer tedavisi ağrılı mıdır?

Hayır, işlemler öncesinde göz damla ile uyuşturulur. Göz içi enjeksiyonlar genellikle ağrısızdır ve saniyeler sürer. Lazer tedavisinde ise hafif bir kamaşma hissedilebilir ancak işlem sonrası hasta evine dönebilir.

Kan şekerimi düşürürsem gözümdeki hasar kendiliğinden geçer mi?

Kan şekerinin (HbA1c) kontrol altına alınması hastalığın ilerlemesini yavaşlatır ve uygulanan tedavilerin başarısını artırır. Ancak oluşmuş kanama veya ödem gibi fiziksel hasarlar sadece şeker kontrolü ile kendiliğinden düzelmez, tıbbi müdahale gerekir.)

Mutlaka ameliyat olmam gerekir mi?

Hayır. Erken teşhis edilen vakalarda lazer fotokoagülasyon veya göz içi enjeksiyon tedavileri yeterlidir. Cerrahi yöntem (Vitrektomi), sadece göz içi kanamaların çekilmediği veya retina ayrılmalarının olduğu ileri vakalarda uygulanır.