Prof.Dr.Arzu Taşkıran Çömez

Retina Hastalıkları Nedir

Retina, gözün arka duvarını kaplayan, ışığı algılayıp sinir impulslarına çevirerek beyne ileten sinir tabakasıdır. Bir kamera filmine benzetilebilir; retina sağlıklı çalışmazsa, beynimiz net bir görüntü oluşturamaz.

Retina Hastalıkları, görme kaybının en yaygın ve en ciddi nedenlerinden bazılarıdır. Diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, yaşlanma ve genetik faktörler retinanın yapısını ve damarlarını bozabilir. Retina hastalıklarının birçoğu (özellikle retina dekolmanı ve damar tıkanıklıkları) acil tıbbi müdahale gerektirir. Erken teşhis ve lazer veya ilaç enjeksiyonu gibi hızlı tedaviler, görmenin korunmasında kritik rol oynar.

Glokomun

Belirtileri.

Retina hastalıklarının erken teşhisi, görme kaybını önlemede kritik öneme sahiptir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri aniden ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Ani Görme Değişiklikleri

Görme keskinliğinde ani düşüş (özellikle Makula Dejenerasyonu veya diyabetik makula ödeminde), görüntünün ortasında bulanıklık veya karanlık bir leke oluşması.

Uçuşan Cisimler ve Işık Çakmaları

Göz önünde aniden beliren, sayısı hızla artan siyah noktalar, örümcek ağı veya sinek uçuşması hissi (floater). Bunlara eşlik eden şimşek çakması veya flaş patlaması hissi Retina Yırtığı veya Dekolmanı riskini işaret eder.

Görüntüde Eğrilme ve Şekil Bozukluğu

Düz çizgilerin (kapı çerçevesi, pencere kenarları gibi) kırık, dalgalı veya eğri olarak görülmesidir. Bu durum, genellikle retinanın merkezindeki (makula) hasarı gösterir.

Sık Sorulan Sorular

Retina hastalıklarının tanı ve modern tedavi yöntemleri.

Retina hastalıkları neden bu kadar tehlikelidir?

Retina sinir dokusudur ve hasar gören kısımları kendini yenileyemez. Özellikle retina dekolmanı veya damar tıkanıklıklarında retinaya giden oksijen kısa sürede kesildiği için, dakikalar ve saatler içinde kalıcı görme kaybı riski yüksektir.

Retina hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Detaylı bir göz muayenesinin yanı sıra, optik koherens tomografi (OCT), fundus floresein anjiyografi (FFA) ve ultrasonografi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle retinanın kesitleri, damarları ve kan akışı incelenir.

 

Güncel tedavi yöntemleri nelerdir?
  • Göz İçi Enjeksiyonlar: Özellikle yaş tip makula dejenerasyonu ve diyabetik makula ödeminde, damar büyümesini ve sızıntıyı önleyen ilaçların (Anti-VEGF) göze zerk edilmesi.

  • Lazer Tedavisi: Diyabetik retinopatide sızdıran damarları yakmak veya anormal damar oluşumunu engellemek için kullanılır.

  • Vitreoretinal Cerrahi: Retina dekolmanı, ağır diyabetik retinopati veya makula delikleri gibi ileri durumlarda gözün içindeki jelin (vitreus) temizlenip retinanın yerine yatırılması.

Diyabet hastaları ne sıklıkla muayene olmalı?

Diyabet teşhisi konulduktan sonra, gözde herhangi bir şikayet olmasa bile yılda en az bir kez detaylı göz dibi muayenesi yapılmalıdır. Retinopati tespit edilirse bu sıklık doktor kararıyla daha da artırılabilir.

Uçuşan cisimler (siyah noktalar) her zaman tehlikeli midir?

Uçuşan cisimler genellikle vitreusun (göz içindeki jel) yaşla birlikte büzüşmesi sonucu oluşur ve çoğu zaman zararsızdır. Ancak, ani başlayan, sayısı hızla artan uçuşan cisimler ve bunlara eşlik eden ışık çakmaları, retina yırtığı veya dekolmanı belirtisi olabilir. Böyle bir durumda acilen göz doktoruna başvurulmalıdır.